Hüznüm Bana Kaldı

“Tanrı’yı bilmek istiyorsanız bilmece çözmeye kalkmayın. Daha çok çevrenize bakın, onu çocuklarınızla oynarken göreceksiniz. Gözlerinizi göğe çevirin, onun bulutta yürüdüğünü, şimşekte kollarını uzattığını ve yağmurla indiğini göreceksiniz. Onun çiçeklerde gülümsediğini, sonra doğrulup ağaçlarda el salladığını göreceksiniz.” Cibran’a ait bu sözleri balkonda oturmuş bir yandan kahvemi içer diğer yandan bulutları izlerken hatırlıyor, insanların neden mucize peşinde…

Devamı

Gülistan Neyi Değiştirecek?

Hastalanmayı başarısızlık olarak görüyorum. Yeniden hastalanmak başarısızlığın tescili anlamına geliyor.  Hasta istatistiklerinde artı hanesinde olan yerimin eksiye kaymasından korkuyorum.  Bu çok önemli, artı hanesindeki yerimi korumalıyım. Peki; diyelim ki yeniden hastalanmak başarısızlık anlamına geliyor gerçekten. O halde öncelikle benim başarısızlık hikâyelerimi bir gözden geçirelim. Ufak tefek hastalıkları görmezden gelelim bunu yaparken. Şeker hastası adayıyım. Hayatımın…

Devamı

Diğer Şehrin Rayihası

Bir yıl Manisa, bir yıl Nevşehir’de yatılı okuduğum arkadaşlarımla Nazilli’deydim. Aylık toplantılarımız da yatılıydı. Kadın kadına toplanıp hafta sonunu birlikte geçiriyorduk. Günden akşama uzanan keyifli saatler, ertesi sabah şehir gezisi ya da benzeri etkinliklerle sonlanıyordu. O akşamüzeri yürüyüşe çıkmıştık. Caddeler, mağazalar derken ağaçlık bir bölgede insanı mutluluktan bayıltacak kadar güzel kokular arasında buldum kendimi. Neden…

Devamı

Burası Taşra

Daha önce adını hiç duymadığım o filmi izliyorum. OXV The Manual. Biorezonans nedir, yararı nedir, yan etkisi var mıdır sorularına cevap ararken haberdar olup hakkındaki birkaç yorumu okuduktan sonra izlemeye karar verdim. Sıkmadan ilerliyor. Her filmden bazı cümleler kalır. Bundan tek cümle kalacak: “Kadere bilgi karar verir…” Aklıma yazacağım bu cümleyi. Ne var ki yönetmen…

Devamı

Bir Nöro-Roman: Pia Mater

Uzun yıllar boyunca pek çok kitap okudum. Önceliklerim hep farklıydı. Kimi zaman akıcı romanlar ilgimi çekti kimi zaman bilgi içerikli kitaplar. Ruhsal rahatsızlıklar yaşadığım dönemde okumaya başladığım, uzmanları tarafından yazılmış kendine yardım kitaplarına düşünürlerin eserleri eklendi. Bu seçimlerdeki öncelik ortaktı: Kitabın işlevsel olması. Herhangi bir kitabı bitirdiğimde iki soru soruyordum kendime: Bu kitap bana ne…

Devamı

Benim Adım Tan…

İki kadın var içimde. Biri azimle mutlu diğeriyse azimle mutsuz olmaya çalışan… O iki kadını sanırım hayatım boyunca içimde taşıyacağım. İki kadın; biri Gülis, diğeri Tan. Gülis biraz kırılgan, alıngan. Zaman zaman çarpık düşüncelere teslim edebilir zihnini. Hayata tek pencereden bakar, çokça bulutludur gökyüzü. Bildiğimiz bulutlar değil hüzün bulutları kaplamıştır ortalığı. O hüzne teslim olur…

Devamı

Ben bir ruh hastasıydım…

Ben bir ruh hastasıydım. İyileştim. Evet yanlış duymadınız, ruh hastası. Bu tanım hemen herkeste delilik çağrışımı yapıyor. Peki neden? Toplum tarafından belirlenen kıstaslara uygun öngörüye sahip olduğumuzdan olabilir mi? “Ruh hastalığı eşittir delilik.” Gazetelerin üçüncü sayfasında yer alan cinayet ya da cinnet haberlerine eklenen o küçük nottan olabilir mi? “Bir süredir psikolojik tedavi gördüğü belirlendi…”…

Devamı

Annelik Diploması

Böyle bir diploma yok elbette ama ben annelerin, yani anne olmak isteyen kadınların bu diplomayı alması gerektiğine şiddetle inanıyorum. Yapılacak en basit iş için bile kurs ya da çeşitli eğitimlere katılmak zorundayken, insanların hiçbir ön hazırlık olmaksızın anne-baba olmasını yanlış buluyorum. Çevreme baktığımda anneliğin sadece kutsal yanıyla ele alındığını görüyorum. Kutsal olması, gerekli her şeyi…

Devamı

“14 Şubat “Sevgililer ” Değil “Sevildiğini Zannedenler Günü”dür!”

Cengiz Güneş 1976-Ankara doğumlu. Tıp Fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri konusunda uzmanlaştı.  Sevgililer Günü dolayısıyla kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdik. Gülistan Sinanoğlu: Aşkın ve sevginin tanımını nasıl yaparsınız? Cengiz Güneş: Öncelikle aşk fizyolojiktir, sevgi ise psikolojik. Aşk dediğimiz olay ilk görüşte olur. İlginizi çeken kişiye karşı ani bir çekim hissedersiniz, kalp atışlarınız hızlanır, heyecan duymaya başlarsınız, vücudunuzda…

Devamı

“Mutluluk sizinle ilgili bir kavramdır, sahip olduklarınızla değil…” *

“Bana bahşedilmiş rüzgârın ve onun tadını çıkarabilmem için bahşedilmiş ruhun tadını çıkarıyorum.” (Fernando Pessoa)                                                                                                                                               Önce Gülce arıyor: “Anneciğim günaydın, haydi uyan artık” sonra Naz: “Uyan artık kızım öğle oldu.” Her ikisini de tembihlemiştim. “Zor da olsa uyandırın.” Zor oluyor. Yatak hiç bu kadar çekici olmamıştı ama uyanmalıyım. On beş dakika diyorum kızıma. Azıcık…

Devamı